Atlanta'da hayat bu kadar monoton olmak zorunda mi?
Bu gunesli ama serin pazar gununde her zamanki sabah rutinleri olan kahvalti edip internette gezindikten sonra parka gidip kosup sonra eve gelip elime kahvemi alip TV ve bilgisayar karsisina oturma eylemlerini gerceklestirme processindeyim. Bu monotonluklari bazen farkli parklara giderek farkli yerlerde kosarak degisiklik getirmeye calisiyorum :)) Aci ama gercek :)
Sonra dusunmeye basladim, eger simdi Istanbul'da olsam Atlanta'da yasadigim bu pazar gununde yaptiklarimdan farkli olarak ne yapardim diye dusundum. Ve bir anda hem korktum hem mutlu oldum! Gozumu kapattim, ve kendimi Suadiye'de evimden cikip yuruyerek sahile parka kosmaya gittigimi hayal ettim, deniz kenarinda kosmak!!! sonra donus yolunu acaba Kalamis'dan evime yapabilir miyim dusundum? Burda 5km hic durmadan ayni ruhsuz parkda kosabiliyorsam bizim civil civil Istanbul'da deniz kenarinda cok rahat 5km'den daha fazla kosabilirim. Zaten en yoruldugum yerde dolmusa binerim :))) Gozunu sevdigim Mass transportation!!! Aaa bir de donus yolunda Beyaz Firin'a ugramadan olmaz tabi!
Eger hava guzelse Bebek'e krep yemeye gidilebilirdi bu pazar gununde... ya da Yildiz Konaginda (ismini yanlis hatirlamiyorsam, Ortakoy Besiktas arasinda bir yerdeydi) bruncha gidilebilirdi bugun.... Daha neler neler.... Istanbul'a donme zamani geldi mi?
Sunday, November 16, 2008
Subscribe to:
Post Comments (Atom)
No comments:
Post a Comment